30 Ocak 2011 Pazar
Var Oluşumuza Kastetmeye Çalışanlara Karşı Mücadeleye Devam Edeceğiz
Kıbrıs Türk Halkı’nın bu topraklarda yüzyıllardır sürdürdüğü onurlu var oluşuna bilerek veya bilmeyerek kastetmeye ve halkımızı bu topraklardan göç ettirmeye uğraşanlara karşı, kendi ülkemizde şerefimizle var olma mücadelemiz devam edecektir. Kıbrıs Türk Halkını geçmiş mücadele tarihimizde yok sayan veya yok etmeye çalışanlara karşı direnişinin üzerinden hatırlanılamayacak kadar uzun bir süre geçmemiştir. 28 Ocak tarihi Halkımız için çok anlamlı bir gündür. Kıbrıs Türk Halkı hem 60 yıl önce hem de üç gün önce var oluş mücadelesi için sokağa çıkmış ve kararlılığını bir kez daha göstermiştir.
On binlerce yurtseverin vermek istediği en önemli mesajı alması gerekenlerin bu mesajı doğru almasını ümit ediyoruz. Ancak, gösterilen ilk tepkiler incelendiğinde ciddi bir iyimserliğe girmemize olanak yoktur. Bu mücadele büyüyecekse büyüyecek, sertleşecekse sertleşecek ancak halkımız, mutlaka zafere ulaşacaktır. Halkımıza ait maddi ve manevi ne değer varsa yok etmek için hazırlanan paketlere ne makyaj yapılırsa yapılsın, özü değişmedikçe bizim için kabulü mümkün değildir.
Geçmişte Sanayi Holding’i batırıp 46 tesisi özelleştirme adı altında yok ettiklerini unutmadık. En taze örneği ile KTHY’nı önce zarara sokturup sonra da yok ettiklerini hiç unutmadık. Bu gün halkımıza ait enerji üretiminin bizim için taşıdığı stratejik önemi görmezden gelenler, bilmelidirler ki elektrikle oynanmasına müsaade etmeyeceğiz. Kıb-Tek’in devletten ve kamu kuruluşlarından borçları düşüldükten sonra yaklaşık 300 milyon TL ve özel kişi ve kuruluşlardan 100 milyon TL alacağı vardır. Devlet borcunu ödemezken, borcunu ödemeyen kişi ve kuruluşların elektriğinin kesilmesine siyasi kararları ile engel olmaktadır. Elektrik üretimi yapan özel şirket, yıllardır zarar ettiğini beyan ederek devlete tek kuruş vergi vermemektedir. Bu kuruluşta çalışanların sendikalılaştırılmasına engel olunmakta ve işçiler ciddi iş güvencesinden yoksun olarak çalıştırılmaktadırlar. İletişimde, mobil telefon işleri özele ihale edilmiş, telekomünikasyon gibi stratejik bir alanda sabit iletişim de yabancı sermayeye peşkeş çekilmeye çalışılmaktadır. Halk’ın malı kooperatiflerin üst kuruluşu olan Kooperatif Merkez Bankası’nın sahipleri sanki kendileri imiş gibi davranmaya çalışmaktadırlar. Yüz yıllardır vakıflar kurumuna ait olan kuruluşlar, yerel ve uluslar arası hukuk yok sayılarak özelleştirilmektedir.
Halkımızın nerede ciddi bir maddi ve manevi değeri varsa yok edilmesini amaçlayan paketler istemiyoruz. Örneğin, Kıb-Tek’e devlet borcunu ödesin. Özel kişi ve kurumlardan alacakların tahsiline siyasi engel konmasından vaz geçilerek Kurum yönetimi özerk bir yapıya kavuşturulsun. İşte o zaman Halkımız hem stratejik bu kuruluşumuzu korumaya devam edecek, hem de Halkımız daha ucuz elektrik tüketebilecektir.
Kıbrıs Türk Halkı bu adada artık tamamıyla dünyadan izole edilmiş değildir. Sendikamızın üst kuruluşu olan ve 132 ülkede 467 üye sendikası ile 20 milyon çalışanı temsil eden ICEM (Uluslar arası Kimya, Enerji, Maden ve Genel İşçi Sendikaları Federasyonu), Başbakan Sayın İrsen Küçük’e gönderdiği mesaj ile haklı davamızda bizlerle dayanışma içerisinde olduğunu bildirmiştir.
Mücadelemiz K.K.T.C.’de kendi güçlerimizi birleştirerek, bölge ve dünyadaki çalışan ve örgütleri ile de uluslar arası dayanışmayı yükselterek devam edecektir. Geçmişte söylemiştik, yine söylüyoruz. Bu mücadele üç beş kuruş artış alma mücadelesi değil, bu topraklarda şerefimizle yaşama ya da yok olma mücadelesidir. Bizim kazanmaktan başka seçeneğimiz yoktur. Bu nedenle “Ya Hep Beraber – Ya Da Hiç Birimiz” diyor, direnişimize yurt içinden ve yurt dışından omuz veren herkese ve kuruluşa teşekkür ediyoruz.
Tuluy KALYONCU
EL-SEN Yönetim Kurulu (a)
Başkan
