Halkımızın öz kaynaklarını yok etme kurulu gibi çalışan Bakanlar Kurulu ve Kıbrıs Türk Halkını yok etme kurulu üyesi gibi davranan kimi bakanlarının, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin bir bölümünü yok etme girişimlerini ibretle izliyoruz. Her şeyden önce, bir kamu malı olan DAÜ ve bağlı birimleri için, normal vakıf kuruluşlarından farklı olması nedeniyle bu amaçla özel yasa yapılmıştı. Eğitimin güvence kaynağı ise, K.K.T.C. Anayasası’nın kendisidir. Vakıf kuruluşları ile ilgili Anayasa’nın ilgili düzenlemeleri yok sayılamaz.
Herhangi bir iş yerinin tamamen veya kısmen kapatılmasına ilişkin prosedürler de yasalarla düzenlenmiştir. Çalışanların konum ve hakları tek tek sayılmıştır.
Çalışanların hakları korunabilsin diye, toplu iş sözleşmesi düzeni oluşturulmuş ve toplu iş sözleşmeleri yasal güvence altına alınmıştır.
UBP Hükümeti, kendi sorumluluğunu bile kabul etmeden, kendi atadığı yöneticiler kanalı ile DAÜ’yü de yok etmeye devam ediyor. Başsavcılık ve Sayıştaylığın görüşlerini bilmezden ve görmezden gelerek, oldubittiler yaratmaya çalışıyor.
DAÜ’nün devredilen ilk ve orta öğretim bölümlerinin, devrinin hukuksal olmadığına ilişkin yasal süreç devam etmektedir. Buna saygı göstermeyen ve “kapanın elinde kalır” mantığı ile hareket ettiği anlaşılan Doğa Şirketi’ni bu ülkeye getiren de O’nu bu şekilde davranmaya cesaretlendiren de bu çirkin oyunu mutlaka kaybedecektir.
EL-SEN, halkımızın öz varlıklarına sahip çıkılması yolunda DAÜ-SEN’in verdiği mücadeleyi içtenlikle desteklemektedir. Gün, bir birimizi desteklemekten de öteye, güçlerimizi birleştirerek yok oluşa karşı Kıbrıs Türk Halkı’nın var oluş mücadelesini perçinleme günüdür.
Tuluy KALYONCU
EL-SEN Yönetim Kurulu (a)
Başkan
