5 Nisan 2011

FİKİR VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE SALDIRILAR KABUL EDİLEMEZ

Kapitalizmin, bir diğer ifade ile liberalizmin doğduğu yıllarda çalışanların kanı, canı ve geleceği pahasına kârlarını artırmak isteyen kapitalistler şiddetin her türüne başvuruyordu. Çalışanların hak istemine karşı üzerlerine polis, o da yetmezse ordu birlikleri gönderiliyordu. Dünyada 1 Mayıs’ların doğuşu böylesi ortamlarda gelişmişti. Sendikalarda örgütlenme ve hak arama mücadelesi vatan hainliği ile eşdeğer tutularak pek çok sendika lideri idam cezasına çarptırılıyordu.
Günümüzde neoliberalizm hortlatılmaktadır. Serbest Piyasa Sistemi adı altında emeğin ve halkların canı ve geleceği pahasına kârların yükselmesi için en acımasız senaryolar sahneleniyor. Dünyamızın pek çok yerindeki örgütlenme, fikir ve ifade özgürlükleri patronların ve emperyalist devletlerin kârları uğruna budanmaya devam ediyor. Bu yapılırken yüzlerce yıl önce yapılan, yeni şekilleri ile karşımıza çıkıyor. Sendikalar ve diğer hak arama örgütleri çalışanlar ve halkın çıkarlarını dile getirerek mücadele ediyorlarsa, hemen “vatan hainliği” ile suçlanıyor. Türkiye’de henüz yayımlanmamış bir kitap için yazarının gözaltına alınmasını ibretle izliyoruz.
KKTC’de de halkımızın geniş sabrı ve hoşgörüsünü yanlış yorumlayanlar, KTÖS Genel Sekreteri hakkında, bildiri dağıtırken trafiği aksattı diye trafik cezası, kendi veya örgütünün görüşlerini ifade etti diye ”vatan hainliği” ile suçlanabiliyor. Bir kısım şoven ve güdümlü kişi ve örgütün bu söylemleri kötü niyetli olabilir. Ancak devletin Hukuk Dairesi’nin bu tür suçlamaları ciddiye alması kabul edilemezdir. Hukuk Dairesi hükümetin avukatı değildir. Hukuk Dairesi KKTC’nin çağdaş, sosyal, demokratik hukukunun korunması ile görevlidir. Fikir ve ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, örgütler kanalı ile hak arama özgürlüğü sadece KKTC Anayasası’nın değil, çağdaş hukuk değerlerinin güvencesi altındadır. Hukuk Dairesi’nin de buna uygun davranacağını düşünmek istiyoruz.
EL-SEN dünya işçi sınıfının mücadele tarihinden dersler alarak geleceğini planlamakta ve mücadelesini sürdürmektedir. Üyelerimiz, çalışanlar ve halkımızın barış, demokrasi ve çağdaş yaşam mücadelesinde duyarlılığımız sürecektir. Yüzlerce yıl önceki liberalizmi makyajlayarak sahneye sürenler şimdi de kendilerine direnebilecek örgüt ve kişileri yıldırmaya koyuldular. Bunu ne geçmişte ne de şimdi başaramayacaklardır. Yurtsever İşçi sınıfı ve halkımız bu zorlukların da üstesinden gelmeyi başaracaktır.

Tuluy KALYONCU
EL-SEN Yönetim Kurulu (a)
Başkan